her işi yapabilir biri demek değildir.” diyen Laçiner, terör bölgesinde görev yapan subay, astsubay ve uzman erbaşların 2 yıl sonra tam kıvamına gelmişken alakasız yerlere tayin edildiğine dikkat çekiyor.

Doç. Dr. Sedat Laçiner, “Dağda terörist kovalarken birden bire kendisini Ankara’da fotokopi çeker halde bulan pek çok kişi biliyorum.” diyerek çok ilginç bir noktaya dikkat çekiyor…

Yazılarını da çok yakından takip ettiğim uluslararası ilişkiler, uluslararası güvenlik ve Türk dış politika uzmanı Doç. Dr. Sedat Laçiner’i aradım. Kendisine gündeme dair her şeyi sordum.

[Abdullah Öcalan'ın PKK üzerindeki etkinliğinin nasıl kırılması gerektiğini anlatan Sedat Laçiner'le yaptığımız röportajın dün yayınlanan birinci bölümünü okumak için tıklayınız]

-Devlet Bakanı Hayati Yazıcı teröre karşı alınacak önlemleri sıralarken “Sınır taşımayı da konuşalım” dedi. Sınır güvenliği ve sınırın yerinin bazı bölgelerde kaydırılması konusunda siz ne düşünüyorsunuz. Bu bir çözüm olabilir mi?

Türkiye’nin Irak ve İran sınırları oldukça zorlu coğrafyalardan geçiyor. Özellikle Irak sınırı doğal değil, kimi yerlerde 2-3bin metreden geçiyor. Bu da savunmayı zorlaştırıyor. Bu durumda ya savunmayı dağın bu tarafında kuracaksınız, ya da diğer tarafta. Sınır değişikliği yapılabilirse elbette daha iyi korunabilir. Bir tür takas olabilir. Ancak şu anki ortam bu tarz düzenlemelere çok da uygun durmuyor. Eğer sınırı iki tarafı da mutlu edecek tarzda düzenleyebilirseniz neden olmasın, ancak bu göründüğünden daha zor bir iştir. Ayrıca sadece sınır değişikliği ile sınırlarınızı daha güvenli hale getiremezsiniz. Önemli olan sınırın her iki tarafında da güvenlik ve huzurun olmasıdır. Örneğin Fransa ile Belçika arasında doğru düzgün sınır bile yoktur. Aynı şekilde silahlar yığılı iken güvenli olmayan Suriye sınırımız bugün büyük oranda güvenlidir. Demek ki sınırları sadece silahlar korumuyor. Karşı tarafta dostlar bulabilirseniz, birlikte bir hayat geliştirebilirseniz sınırınız da güvende oluyor.

ÜÇ TEMEL ÖNLEM