Ebru Toktar Çekiç

Başbakan Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanlığı’na istişare için topladığı partisinin grubuna hükümetin Kürt açılımını anlatırken önemli mesaj ve  ayrıntılar verdi.

Yakında Kürt sorununa ilişkin yol haritalarını el kitabı halinde bastırarak, kamuoyu ile paylaşacaklarını açıklayan Erdoğan, çözüm için kurumlararası mutabakatın zorunlu olduğunu vurguladı. Başbakan, şunları söyledi:
‘Geniş bir katılım, kurumlararası mutabakat var. Milli Güvenlik Kurulu’ndaki görüşmelerden sonra İçişleri Bakanlığı’nı koordinatör olarak bu işin başına atadık. Bu sorunun sorumlusu biz değiliz, ama çözümü biz sağlayacağız. Parti programında bu konunun çözümü için ilkelerimizi koyduk.’

ÖCALAN DEVRE DIŞI
Erdoğan, teröristbaşı Öcalan’ın muhatap alınamayacağını da vurgulayarak,’Bizim muhatabımız siyasi zemindir, Meclis’tir. Bu süreç hükümet ve AK Parti’nin yönettiği bir süreçtir. Başka hiç kimse, bu sürecin yöneticisi ve belirleyicisi olamaz. Kimse terör örgütü ve onun başı ile bir masada buluşmayı düşünmesin. Tavrımız nettir’ dedi.

10 ŞEHİTLE OLMAZDI
Kürt açılımı kapsamında Meclis’te grubu olan tüm partilerle görüşeceğini ifade eden Başbakan, DTP’nin de buna dahil olduğunu söyledi. DTP Genel Başkanı (Ahmet Türk) ile bizzat kendisinin görüşeceğini vurgulayan Erdoğan, ‘Ama bunun zamanlaması önemli. 10 tane şehidimizin olduğu günde görüşmeyi uygun bulmadım. Önümüzdeki dönemde görüşeceğim. DTP ile grup başkanvekillerim zaten görüşüyor. Ben de görüşürüm, bu konuda hiçbir problemim yok’ diye konuştu.

MHP’YE GÖNDERME
Erdoğan, MHP’yi de ima ederek, ‘Bizi, vatan hainliği ile suçlayacak bir yiğit görmüyorum. Bu sorunu, bu hale getirenler elbette ki çözümünden memnun kalmaz’ diye konuştu.
MHP’nin ‘12 kötü adam’ diye ilan ettiği gazetecilere de sahip çıkan Başbakan, şunları ekledi: ‘Bu sorunun çözümüne dair gazetecilerin, aydınların, entelektüellerin görüşünü aldık. Medyanın olumlu katkı yaptığını memnuniyetle gördüm.’

BENİ YANLIŞ ANLADINIZ
Başbakan Erdoğan, Kürt açılımına dönük açıklamalar yapan Güneydoğulu milletvekillerine hitaben söylediği ‘Söz ola kese savaşı, söz ol kestire başı’ sözünün de yanlış anlaşıldığını söyledi. Sözlerinin farklı zemine çekildiğini kaydeden Erdoğan, ‘Bir sözünüzle işi bozabilirsiniz, anlamında söyledim. Bir kişinin bedel ödemesi anlamında söylemedim’ diye konuştu.