Kurtarın 22 vatandaşımızı Fatih Altaylı yazdı

Yazan: admin on Eylül 27th, 2009

HORİZON 1 gemisi aylardır Somali’de rehin.
Bir avuç korsanın elinde.
Şu anda tutulduğu yer tam anlamıyla bir “No man’s land”.
Hiçbir devlet gücünün giremediği, hiçbir otoritenin olmadığı, ortaçağ havasında bir limanda.
Gemi, sahibi firmanın vurdumduymazlığı nedeniyle içindeki 23 mürettebatla aylardır korsanların elinde. Ve içindeki sülfür yükü nedeniyle her an batma tehlikesiyle karşı karşıya.
Geminin sahibi firma vurdumduymaz olunca, konuyu “Türkiye’nin her bir vatandaşından sorumlu” olan hükümetin, konuyla ilgili bakanıyla konuşmak gerekti.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’la Horizon 1 “meselesini” konuştum.
Bakan Yıldırım da konuyla ilgili en az bizim kadar endişeli.
Olayı ilk gününden bugüne yakından takip ediyor.

Binali Bey, gemi korsanların eline geçer geçmez niye bir operasyon yapılmadı?
- Yapılmadı, çünkü geminin sahibi firma olayı bize geç haber verdi. Anında haberimiz olsaydı, hemen bir operasyon yapılabilirdi belki. Ama biz duyduğumuz zaman korsanlar geminin kontrolünü tamamen ele geçirmişlerdi.
Sonrasında bir şey yapılamaz mıydı?
- Bu konu gündeme geldi. Tartıştık, konuştuk. Hemen Genelkurmay’la temasa geçtik. Deniz Kuvvetlerimizin bölgede gemileri var, biliyorsunuz. Onlar, “Biz bir kurtarma operasyonu yapabiliriz. Ancak zayiat konusunda bir garanti veremeyiz” dediler. Yani mürettebattan da kayıplar olabilirdi. Bu olasılık üzerine operasyondan vazgeçildi. Çünkü sonuçta parayla çözülebilecek bir konu vardı ortada ve parayla çözülebilecek bir konu için bir vatandaşımızın hayatını tehlikeye atmaya değmezdi. Bu yüzden hükümet operasyon seçeneğinden vazgeçti.
Peki sonrasındaki gelişmeler…
- Deniz Kuvvetlerimiz, Horizon 1’i uluslararası sularda takip etti. Ta ki, şu an bulunduğu limana girinceye kadar.
O limanda bir şey yapılamıyor mu?
- O liman öyle bir yer ki, orada hiçbir otorite yok. Somali devleti bile o limana giremiyor. Biz girebilir miyiz? Gireriz girmesine de, girmek bir şey kazandırmaz.
Peki fidye niye ödenmiyor? Bütün dünya ödüyor ve vatandaşlarını kurtarıyor. Daha önce de Türk gemileri kaçırıldı. Mesela, Yalçın Sabancı fidyeyi ödedi, kurtardı gemisini de, adamlarını da.
- Bizim de anlamadığımız bu. Sonuçta bir pazarlık yürümüş. 2 milyon dolara kadar düşmüşler.
Gemi sahibi bunu niye ödemiyor?
- Bilmiyorum. Ancak tahminim şu. Gemi çok değerli bir gemi değil. Yani fidye için istenen para, geminin değerinden daha fazla. Zaten gemi ve içindeki yük sigortalı. Bu yüzden ödemiyor olabilirler.
Yani gemi sahibi gemi batsın mı istiyor?
- Bunun bilemem. Bildiğim, fidyenin geminin değerinden fazla olduğu.
Gemi sigortası korsanlığı kapsamıyor mu?
- Kaçırıldığı gün geminin sahibiyle temasa geçtik. Bize gemi sigortalı bilgisini verdiler. Ancak öğrendik ki, geminin sigortası korsanlığı kapsamıyormuş. Zaten kapsasaydı herhalde şimdiye kadar çözülmüş olurdu. Bunu başta söylemediler. Size ilginç bir şey söyleyeyim. Bu korsanlık işi artık bir sektör olmuş. İçinde avukatlık büroları var, sigorta şirketleri var, aracılar var. Bayağı bir iş olmuş.
Bakanlığınızın, Denizcilik Müsteşarlığı’nın bu konuda gemi

Türk dizi ve filmleri ses getiriyor! Bakan Günay: “Dizi filmlere dudak büküyoruz ama Arap ülkelerinde bizi sıçratıyor” 26.09.2009

Yazan: admin on Eylül 26th, 2009

filmlere dudak büküyoruz ama Arap ülkelerinde bizi sıçratıyor”

26.09.2009 12:07
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, son yıllarda yapılan Türk dizileri ile Türk filmlerinin ciddi ses getirdiğini belirterek, ”Dizi filmlere dudak büküyoruz ama Arap ülkelerinde bizi sıçratıyor, inanılmaz tanınmışlık sağladı” dedi.

Birçok filme destek yerine, dünya çapında vizyona girebilecek tek filme 10 milyon TL yatırmayı isteyen Günay, yapımcı ve yönetmenleri de ”Ama bunları ben söylüyorum diye birisi önüme yazar, iki sayfa getirirse, olmaz. Bunun romanını, destanını, sonra senaryosunu, sinopsisini göreceğiz” diye uyardı.

Bakan Günay, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, sinemacıları 3 yıldır desteklediklerini belirtti. Günay, ”Bizim desteğimiz sinema için önemli bir itici güç oluşturuyor. Bunu sinemacı arkadaşlarım da gerek yüz yüze görüşmelerimizde, gerek yazılı açıklamalarında ifade ediyorlar. Tabii imkanlarımız artsa da fazlasını yapsak isterim” dedi.

-”DUDAK BÜKÜYORUZ AMA…”-

Sinemanın dünyaya Türkiye’yi tanıtmanın çok önemli yollarından biri olduğunu dile getiren Günay, Türkiye’nin gerek dizi gerek sinema filmlerinde iyi bir gelişme içinde olduğunu vurguladı.

Bakan Günay, ”Biz dizi filmlere dudak büküyoruz ama Arap ülkelerinde bizi sıçratıyor. Yani sanatçılarımıza da çekim mekanlarımıza da oralarda inanılmaz bir tanınmışlık sağladı. Dizilerde masalımsı bir İstanbul, Türkiye var ama olsun” diye konuştu.

Yurt dışında ödül alan Türk filmleri sayısının arttığına da dikkati çeken Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Uluslararası fuarlarda sanat filmlerimiz öne çıkmaya başladı. Bu arada bizim filmlerimiz gişe rekorları da kırıyor. Yani Türk filmleri başka ülkelerde olduğundan çok daha fazla kendi seyircimizden ilgi görüyor. Bunların bir kısmı popüler, bizim biraz dudak büktüğümüz ama sonuçta sinema tekniğinden çıkıyor. Oradan iyisi çıkacak. Halka gitmiyorsa bir vadede mutlaka daha iyisi çıkacaktır.”

-TEK FİLME 10 MİLYON TL DESTEK HAYALİ-

Günay, bu yıl sinemaya 10 milyon TL’nin altında bir destek sağlayabildiklerini ifade ederek, ”Ben aslında bir firmaya 10 milyon TL koyup, dünya vizyonuna girecek bir film yapmayı hayal ediyorum” diye konuştu.

Önceki yıllarda, senarist ve yapımcılara, Atatürk ve Kanuni Sultan Süleyman gibi Türk tarihine yön veren kişiler ile Ksantos halkı gibi Anadolu topraklarında yaşamış medeniyetler hakkında film yapmaları önerisinde bulunduğunu belirten Günay, şunları kaydetti:

”Henüz o kaynağı bulabilmiş değiliz ama itiraf edeyim ki o senaryo yok henüz. O senaryoyu bulsak, kendimizi biraz daha zorlayacağız.

Benim açıklamamdan sonra gelen senaryoları ben ciddiye almam. O kendini başka yerden getirir, gösterir. Yani ‘Bakan’ın da tarihe merakı var, hadi bir tarih çalışması koyalım önüne’… Yok öyle olmaz. Ismarlama olmaz. O bambaşka bir derinlikten, yürekten, gayretten, bilgiden, birikimden gelir.”

-”ÖNÜME İKİ SAYFA GETİRİRSE OLMAZ”-

Bakan Günay, böyle bir senaryonun yerli yapımcıların yanı sıra yabancı yapımcılardan da gelmesine açık olduklarını bildirdi.

Bir zamanlar Anadolu topraklarında da yaşayan gladyatörlere ilişkin ”Gladyatör” gibi tarihi filmlerin dünya sinemasında küresel pazarda yarıştığına dikkati çeken Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:

”O konuda derinden bir şey yapmaya çalışıyoruz. Çünkü bu konuya çok inanıyorum. Kimseye teslim olmamış bir Ksantos’umuz var. Son insanına kadar savaşmış ve ölmüşler. İnanılmaz bir Shakespeare trajedisinden daha ilginç yaşamı olan Kanuni’miz var. Bir dünya imparatoru ama aynı zamanda yandaki çadırda çocuklarının ölümünü de dinleyen bir aşık…

Bizde müthiş hikayeler var ama bunları ben söylüyorum diye birisi önüme yazar, iki sayfa getirirse olmaz. Bunun romanını, destanını, sonra senaryosunu, sinopsisini göreceğiz.”

-SON 10 YILDA EN ÇOK TÜRK FİLMİ İZLENİYOR-

Her yıl ortalama 20 milyon kişinin sinemaya gittiği Türkiye’de, geçmişte 2-2,5 milyon seyirci bulan Türk filmleri, artık 6-10 milyon kişiyi salonlara çekiyor. Türk sineması son yıllarda yabancı filmlere önemli farklar atarak gişe rekorları kırıyor.

Popülerlik yönüyle çok tartışılan ”Recep İvedik” serisi, Türkiye’de en fazla izlenen filmler oldu. Bu yıl vizyona giren ”Recep İvedik 2”, 22 haftada 4 milyon 330 bin 714 seyirci sayısına ulaşırken, hasılatı da 33 milyon 481 bin 176 TL oldu.

Serinin geçen yıl vizyona giren ilk filmi ”Recep İvedik” ise 31 haftalık vizyonu 4 milyon 301 bin 641 seyirciyle kapattı. Toplam hasılatı 30 milyon 172 bin 270 TL’ye ulaştı.

Son yılların en çok izlenen ve hakkında akademik çalışmalar bile yapılan diğer bir filmi ise ”Kurtlar Vadisi Irak”… 2006 yılında vizyona giren film, 26 haftada 4 milyon 256 bin 566 seyirci çekti. Filmin toplam hasılatı ise 27 milyon 434 bin 893 TL.

Bu filmleri, Cem Yılmaz’ın ”G.O.R.A”, Çağan Irmak’ın ”Babam ve Oğlum”, yine Cem Yılmaz’ın ”A.R.O.G”, Yılmaz Erdoğan’ın ”Vizontele” ve ”Vizontele Tuuba”, Çağan Irmak’ın ”Issız Adam” filmleri izledi.

Bu yapımların çok sayıda korsanı da çıktığından, toplam izleyici sayısının bu rakamın daha da üzerinde olduğu düşünülüyor.

Ayrıca, bir diğer dikkat çeken nokta, Türkiye’de son 10 yılda en fazla izlenen filmler sıralamasında, ilk 10′a yabancı filmlerin girememesi… Sadece, son 11 yıla bakıldığında, 1998 yılında gösterime girdiğinde büyük yankı uyandıran ”Titanik” filminin 9. sırayla listeye girebildiği görüldü.

-SİNEMAYA ÖDÜLLER YAĞIYOR-

Ayrıca, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Türk filmleri yurt dışından ödüllerle dönüyor. Bu filmlerden bazıları şöyle:

Yönetmen Fatih Akın, yeni filmi ”Soul Kitchen” ile Uluslararası Venedik Film Festivali’nde ”Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü.

Yönetmenliğini Çağan Irmak’ın yaptığı, vizyona girdiğinde büyük yankı uyandıran ”Issız Adam”, Rhode Island Film Festivali’nde (ABD) ”2009′un en iyi filmi” seçildi.

Gökhan Yorgancıgil’in filmi ”Sıfır Dediğimde”, ABD’nin en köklü festivallerinden biri olan Worldfest Houston Film Festivali’nde, iki ayrı kategoride Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

Yönetmenliğini Tolga Örnek’in yaptığı ”Devrim Arabaları”, Monaco Charity Film Festivali’nde en iyi film ödülünü aldı.

Bir delinin yasak aşkını ve töreyi anlatan, yönetmen Aydın Sayman’ın ”Janjan” adlı filmi, Ukrayna’dan ”En İyi Film” ve ”En İyi Film Müziği” ödülleriyle döndü.

-SİNEMAYA 7 MİLYON TL DESTEK-

Ekonomik krizden sinema sektörü de etkilenirken, Sinema Destekleme Kurulu bu yıl, uzun metrajlı kurgu film yapımlarına toplamda 7 milyon 360 bin TL kaynak aktardı.

Bu kapsamda, yıl içinde, 16 uzun metrajlı film ile 13 ilk filmini çekecek yönetmen destek görürken, 5 filme yapım sonrası, 10 filme de doğrudan ve geri ödemesiz olarak yardım sağlandı.

Bunun yanında, bu yıl, 36 senaryo ve diyalog yazım ve geliştirme, 46 amatör film yapım, 2 animasyon, 21 belgesel film yapım projesi ile 1 kısa film, doğrudan ve geri ödemesiz desteklendi.

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

KÜLTÜR SANAT Haberleri
Eski hayat kadını yazar evinde ölü bulundu
Kadının vazgeçmesi erkeği korkutur
Türk dizi ve filmleri ses getiriyor!
Erkeksi yanım ağır basıyor
Bergüzar Korel çok renkli
Seve seve gay olurum H2
Pınar Altuğ’un mutfak sırları
‘Eros Masalı’ nasıl çekilir?
Nesin Vakfı için çok özel sergi
GÜNEŞİ GÖRDÜM OSCAR ADAY ADAYI

Kategorideki tüm haberler…

UEFA Avrupa Ligi’nde grup maçları heyecanı başladı. Gecenin en farklı galibiyetini Everton AEK karşısında

Yazan: admin on Eylül 18th, 2009

Avrupa Ligi dün gece 12 grupta oynanan 24 maçla start aldı.

Temsilcimiz Galatasaray Atina’da Panathinaikos’u devirip grubunda liderlik koltuğuna oturuken, Fenerbahçe evinde Twente’ye mağlup oldu ve grupta son sırada yer aldı.

UEFA Avrupa Ligi gruplarında ilk hafta alınan sonuçlar şöyle;

A Grubu
FC Ajax - Timişoara: 0-0
D.Zagreb - Anderlecht: 0-2

B Grubu
Lille - Valencia: 1-1
Genoa - Slavia Prag: 2-0

C Grubu
H.Tel-Aviv - Celtic: 2-1
R.Wien - Hamburg: 3-0

D Grubu
H.Berlin - Ventspils: 1-1
Heerenveen - Sporting: 2-3

E Grubu
CSKA Sofia - Fulham: 1-1
FC Basel - AS Roma: 2-0

F Grubu
Panathinaikos - Galatasaray: 1-3
Sturm Graz - Dinamo Bükreş: 0-1

G Grubu
Lazio - FC Salzburg: 1-2


Sohbet Et Sohbet Et Mynet Sohbet