tahsin can

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

tahsin can cok hasindir

Amerikan CNN televizyonunun yayınladığı ve yakın tarihteki soykırımların ele alındığı bir programda, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına da değinildi.

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

Amerikan CNN televizyonunun yayınladığı ve yakın tarihteki soykırımların ele alındığı bir programda, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına da değinildi.

Yayına, zamanlamasına da dikkati çekerek tepki gösteren ABD’deki Türk çatı kuruluşu Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA) Başkan Yardımcısı Ali Çınar, kanalın protesto edilmesi çağrısında bulundu.

CNN televizyonu, gazeteci Christian Amanpour tarafından sunulan ve ilk olarak 4 Aralık 2008′de yayınlanan “Scream Bloody Murder” (Kanlı Cinayet Diye Haykır) adlı programı dün gece tekrar ekrana getirdi.

Yahudi soykırımı, Kamboçya, Iraklı Kürtlere Saddam Hüseyin rejimi tarafından düzenlenen kimyasal saldırı, Bosna, Ruanda ve Darfur’da yaşananların kapsamlı olarak ele alındığı programın başında, kısaca 1915 olaylarına da değinilerek, o dönemde, ”Hristiyan Ermeni vatandaşların, sekiz yıl boyunca katledildiği ve göçe zorlandığı, bunun sonucunda 1 milyon Ermeni kadın, erkek ve çocuğun öldüğü” iddiasında bulunuldu.

“Türk hükümetinin, olanları soykırım olarak nitelemeyi ve sorumluları adalete teslim etmeyi reddettiği” görüşü de programda savunuldu.

Polonyalı Musevi hukukçu Raphael Lemkin’in, “soykırım” kelimesini ilk kullanan kişi olduğuna değinilen programda, “Lemkin’in, haberlerden Hristiyan Ermeni vatandaşların katledildiğini öğrendiği” ifade edildi ve bu sırada görüntüde dönemin İngilizce gazetelerinden konuyla ilgili bazı başlıklar gösterildi.

Programın 1915 olaylarını ele alan kısmındaki görüntülerde, ayrıca, asılmış, öldürülmüş kadın, erkek ve çocuklar ile kurukafa resimleri gösterildi, bunların arasında Osmanlı üniformalı bazı askerlerin elinde silah, önlerinde öldürülmüş insanların kafalarının bulunduğu bir fotoğrafa yer verildi.

-TÜRK ÇATI KURULUŞUNUN TEPKİSİ-

Programla ilgili bir açıklama yayımlayan ATAA Başkan Yardımcısı Ali Çınar, sözkonusu yayınla ilgili olarak CNN’in acilen protesto edilmesi gerektiğini belirtti.

Programın, ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesindeki Ermeni tasarısı oylamasının hemen sonrasında gösterildiğine dikkati çeken Çınar, yayının, Türk-Amerikan ilişkilerine zarar vereceğini ve kamuoyunda Türkiye’yi zorda bırakacağını kaydetti.

CNN’in aynı programı 4 Aralık 2008′de de gösterdiğini hatırlatan Çınar, “Amerikan televizyon kuruluşlarının, Ermeni diasporasının maddi desteğiyle tek yanlı tutum sergilemesinin objektiflik ve basın ahlakına uymadığını” belirtti.

Çınar, “Amerikan basınındaki bu taraflı tutumu engellemek için, Türk-Amerikan toplumu olarak yılmadan tepkimizi göstermeye devam edeceğiz. CNN’in zaman zaman PKK’lı teröristleri de ‘Kürt isyancılar’ olarak tanıtması, Türkiye için nasıl bir yayın politikasını izlediğini de ortaya koymaktadır” dedi.

“Scream Bloody Murder” başlıklı belgeseldeki Türkiye hakkında yayınlanan bölümlerin “uydurma” olduğunu belirten Çınar, Yahudi soykırımı dahil olmak üzere, Kamboçya, Ruanda, Irak ve Darfur’da yaşananlarla 1915 olaylarını bağdaştırmanın “büyük bir cehalet” olduğunu kaydetti.

Çınar, 1915 olaylarına dair bilgi ve görüntülerin, Yahudi soykırımı görüntülerinin hemen ardından yayınlanmasına dikkati çekerek, programın sunucusu Amanpour’un daha önce Ermeni basınında Türkiye’yi suçlayan demeçlerinin yayınlandığını ifade etti.

Çınar, vatandaşların konuyla ilgili tepkilerini CNN’in programla ilgili internet sayfasına girerek ortaya koymalarını istedi.

AA

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

DÜNYA Haberleri
Facebook cinayetine ömür boyu
Robert Fisk’ten Obama’ya tepki
Erdoğan’dan ABD’ye tepki
Aşırı sağ bu kez Fransa’da ‘işbaşında’
Papadopulos’un çalınan cesedi bulundu
Erdoğan’a Kral Faysal Ödülü
“Irak’a bir daha diktatörlük gelmeyecek”
El Kaide taktik değiştirdi
Yunanistan’da deprem
1915 olayları CNN’de

Kategorideki tüm haberler…

Yunanistan’da Richter ölçeğine göre 4,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Atina ve Selanik Yerbilimleri Enstitüleri, saat 15.12′de kaydedilen sarsıntının merkez üssünün, başkent Atina’nın 150 kilometre batısındaki Navpaktos kentinin 25 kilometre doğusu olduğunu duyurdu. Sarsıntının

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

Yunanistan’da Richter ölçeğine göre 4,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Atina ve Selanik Yerbilimleri Enstitüleri, saat 15.12′de kaydedilen sarsıntının merkez üssünün, başkent Atina’nın 150 kilometre batısındaki Navpaktos kentinin 25 kilometre doğusu olduğunu duyurdu. Sarsıntının, ilk belirlemelere göre can ve mal kaybına yol açmadığı kaydedildi.
AA

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

DÜNYA Haberleri
Facebook cinayetine ömür boyu
Robert Fisk’ten Obama’ya tepki
Erdoğan’dan ABD’ye tepki
Aşırı sağ bu kez Fransa’da ‘işbaşında’
Papadopulos’un çalınan cesedi bulundu
Erdoğan’a Kral Faysal Ödülü
“Irak’a bir daha diktatörlük gelmeyecek”
El Kaide taktik değiştirdi
Yunanistan’da deprem
1915 olayları CNN’de

Kategorideki tüm haberler…

Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü Leon Panetta, ABD’de son zamanlarda önlenen terör saldırısı girişimlerinin El Kaide terör örgütünün taktik değişikliğine gittiğini gösterdiğini söyledi.

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü Leon Panetta, ABD’de son zamanlarda önlenen terör saldırısı girişimlerinin El Kaide terör örgütünün taktik değişikliğine gittiğini gösterdiğini söyledi.
Oklahoma Üniversitesi’nde düzenlenen, dış politika konulu bir konferansta yaptığı konuşmada, terörle mücadele operasyonlarının El Kaide’nin üst düzey lider kadrosunun üzerinde büyük bir baskı yarattığını ve pek çok üst düzey liderin örgütten kaçmasına yol açtığını savunan Panetta, ”Ancak ABD’de son zamanlarda önlenen terör saldırısı girişimlerinin El Kaide örgütünün taktik değişikliğine gittiğini gösteriyor” dedi.
”El Kaide ve bu örgütle ilişkisi bulunanlarla savaşta olan bir ülkeyiz ve bu sürekli bir savaş. Öldürebildikleri kadar Amerikalı öldürmeye kararlılar” diye konuşan Panetta, son aylarda El Kaide terör örgütüne yönelik yapılan terörle mücadele operasyonlarında örgütün üst düzey lider kadrosunun yarısından fazlasının hayatını kaybettiğini belirtti.
Bir zamanlar El Kaide için güvenli liman olarak kabul edilen, Pakistan’ın aşiret bölgelerinde düzenlenen operasyonlar sonucu örgütün üst düzey lider kadrosundan 20 kişinin öldürüldüğüne dikkati çeken Panetta sözlerine şöyle devam etti:
”Terörle mücadele operasyonlarımız, El Kaide’nin üst düzey liderleri üzerinde yoğun baskı yarattı. El Kaide’nin işleyişini sekteye uğratan, örgüt içindeki komuta ve kontrolü bozan operasyonları etkili bir şekilde sürdürüyoruz. Ancak bu da bir savaş. Onlar da bizim üzerimize gelmek için bulabildikleri her yolu deniyorlar”.
El Kaide terör örgütünün, daha önce terörist faaliyetlere karışmamış veya örgütle bağlantısı belgelenmemiş kişileri ABD’ye göndererek taktik değişikliğine yöneldiğine ilişkin delillerin güçlendiğini belirten Panetta, bu bağlamda CIA’de kayıtları bulunmayan terör saldırısı hazırlığındaki 4 kişinin ABD’de tutuklandığına işaret etti.
Tutuklananlar arasındaki, bir havaalanında kamyon sürücüsü olarak çalışan, El Kaide ile ilişkisi olduğu kabul edilen, Afganistan doğumlu Necibullah Zazi’nin, geçen ay kendisine yöneltilen terör suçlamalarını kabul ettiğine dikkati çeken Panetta, CIA tarafından tanınmayan daha başka örgütle ilişkili kişilerin ABD’ye gönderilmiş olmasından kaygı duyduğunu ifade etti.
AA

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

DÜNYA Haberleri
Facebook cinayetine ömür boyu
Robert Fisk’ten Obama’ya tepki
Erdoğan’dan ABD’ye tepki
Aşırı sağ bu kez Fransa’da ‘işbaşında’
Papadopulos’un çalınan cesedi bulundu
Erdoğan’a Kral Faysal Ödülü
“Irak’a bir daha diktatörlük gelmeyecek”
El Kaide taktik değiştirdi
Yunanistan’da deprem
1915 olayları CNN’de

Kategorideki tüm haberler…

Irak’a bir daha diktatörlük gelmeyecek”

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

Seçimde görevli yabancı gözlemcilerle bir araya gelen Irak Başbakanı Nuri El Maliki, Irak’a bir daha diktatörlüğün gelemeyeceğini ve demokrasi yolunda halkın desteğiyle ilerleyeceklerini söyledi.
Reşad Otel’de Başbakan Nuri El Maliki tarafından verilen akşam yemeğine seçim için birçok ülkeden Irak’a gelen gözlemci katıldı. Yemeğe katılan ülke temsilcileri, uzun süre seçimle ilgili kendi arlarında görüş alışverişinde bulundular. Daha sonra Başbakan Nuri El Maliki kürsüye çıkarak bir konuşma yaptı. Konuşmasında sık sık demokrasiden bahseden Maliki, “Seçim sürecinde bu ülkeye destek veren herkese öncelikle teşekkür ediyorum. Irak artık demokrasi yolunda tarihi adımlar atmaktadır. Seçim sonunda Irak
halkının tercih ettiği parlamento ortaya çıkacak. Artık bu ülkede demokrasi konuşulacak ve uygulanacak. Halkın tercihi ile ortaya çıkacak parlamento en iyi şekilde Irak’a hizmet verecektir” dedi.
Irak’ta diktatörlüğün sona erdiğine de işaret eden Maliki, “Bu ülkeye bir daha diktatörlük gelmeyecek. Bundan sonra halkın istediği kişiler hükümet başına gelecek. Bu süreçte ayrıca Irak halkı bir bütün haline gelmiş ve sandık başın gitmiştir. Seçim destek veren herkese teşekkür ediyorum. Oy sayımının tamamlanmasıyla oluşacak parlamento bu ülkeye hizmet edecek” diye konuştu.
Irak’ta yaşanan büyük değişimin hayırlı olmasını dileyen Maliki, “Bu seçim ülkemize ve bütün diğer ülkelere hayırlı olmasını diliyorum. Halkın bu seçimde olan katılımını gördüğümüz gibi Irak halkı bu ülkedeki terörizme de artık izin vermeyecektir” şeklinde konuştu.
AA

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

DÜNYA Haberleri
Facebook cinayetine ömür boyu
Robert Fisk’ten Obama’ya tepki
Erdoğan’dan ABD’ye tepki
Aşırı sağ bu kez Fransa’da ‘işbaşında’
Papadopulos’un çalınan cesedi bulundu
Erdoğan’a Kral Faysal Ödülü
“Irak’a bir daha diktatörlük gelmeyecek”
El Kaide taktik değiştirdi
Yunanistan’da deprem
1915 olayları CNN’de

Kategorideki tüm haberler…

Kıbrıs Rum kesiminde dün bulunan cesedin, Rum yönetiminin eski lideri Tasos Papadopulos’a ait olduğu teyit edildi.

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

Kıbrıs Rum kesiminde dün bulunan cesedin, Rum yönetiminin eski lideri Tasos Papadopulos’a ait olduğu teyit edildi.
Rum kesimi polisi, cesedin, başkentin dış kesimlerindeki bir mezarlıkta bulunduğunu, eski liderin ailesinin, cesedin Papadopulos’a ait olduğunu teyit ettiğini ve cesede DNA testi yapıldığını belirtti.
Polis sözcüsü, DNA testi sonuçlarını da aldıklarını ve cesedin eski lidere ait olduğunun kanıtlandığını söyledi.
Polisin dün bir ihbar üzerine harekete geçtiği de kaydedildi.
Aralık 2008′de ölen Papadopulos’un cesedi geçen aralıkta, ölüm yıldönümünden bir gün önce çalınmıştı.

AA

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

DÜNYA Haberleri
Facebook cinayetine ömür boyu
Robert Fisk’ten Obama’ya tepki
Erdoğan’dan ABD’ye tepki
Aşırı sağ bu kez Fransa’da ‘işbaşında’
Papadopulos’un çalınan cesedi bulundu
Erdoğan’a Kral Faysal Ödülü
“Irak’a bir daha diktatörlük gelmeyecek”
El Kaide taktik değiştirdi
Yunanistan’da deprem

Başbakan Erdoğan Ermeni tasarısının Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komisyonu’nda kabul edilmesinin ardından yaşanan süreçle ilgili “Net gelişme olmadan Büyükelçimizi Washington’a göndermeyeceğiz” açıklamasında bulundu. Erdoğan ayrıca İsrail’in Suriye ile görüşmelerinde Türkiye’nin arabuluculuğunu kabul ettiğini açıkladı.

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

Başbakan Erdoğan Ermeni tasarısının Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komisyonu’nda kabul edilmesinin ardından yaşanan süreçle ilgili “Net gelişme olmadan Büyükelçimizi Washington’a göndermeyeceğiz” açıklamasında bulundu. Erdoğan ayrıca İsrail’in Suriye ile görüşmelerinde Türkiye’nin arabuluculuğunu kabul ettiğini açıkladı.

Başbakan Erdoğan, Kraliyet Misafir Sarayı’nda düzenlenen öğle yemeğinde yaptığı konuşmanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Erdoğan, ABD-Türkiye ilişkileri, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilen Ermeni tasarısı ve Washington Büyükelçisi Namık Tan’ın Türkiye’ye çağrılması ile ilgili sorulan bir soru üzerine şunları söyledi:

”Sözde Ermeni soykırımıyla alakalı gelişme Türkiye’yi gerçekten üzmüştür. ABD bizim stratejik müttefikimizdir, ortağımızdır. ABD’nin böyle bir süreçte Ermenistan’la Türkiye arasında İsviçre Protokolü’nün imzalandığı süreçte, bu şekilde bir oylamanın yapılmış olması, adeta bir komedi orada icra edildi. Bu komedi icra edilirken de ‘oy kullanacak olan kişinin en geç 5 dakika içinde orada olması gerekir, gelmezse oylama biter’ kuralından hareketle, bakıyorsunuz Başkan ortadan kayboluyor. Aradan saatler geçiyor. Oylama sırasında kokteyl mi olur? Bunu kime anlatacaksınız?

22-20 ret-kabul… Bu defa 4 eksik var. Tamamı 46. Bu dört kişin 3′ünü apar topar buluyorlar. Son bir kişinin gelmesini beklemeden aniden ‘kapattım’ diyor, oylamayı kapatıyor. Bu karar bağlayıcı bir karar da değil. Bu bizim için önemli değil ama buradaki tavır önemli. Bunların hiçbiri şık değil. Bu ABD’nin kongresine yakışmıyor. Dış İlişkiler Komitesine yakışmıyor. Böyle şey olmaz. Yani ‘ileri demokrasi’ diyeceksiniz, ileri demokrasinin kabullenemeyeceği bütün çirkinlikleri orada ortaya koyacaksınız. Bu doğru şey değil. Tabii böyle bir olayı yaptılar.

Anında tepkimizi ortaya koyduk ve gereken ne ise bunların hepsini söyledik ve anında büyükelçimizi istişarelerde bulunmak üzere Türkiye’ye çağırdık. Bundan sonra takınılacak tavır bizim için çok önemli. Biz bu tavrı izliyoruz. Zira Türkiye bu tür konularda hassastır. Onuruyla oynatmaz. ABD’nin de basit siyasi hesaplar uğruna Türkiye gibi stratejik ortağını feda edeceğine ben inanmıyorum. Bunu onlar da göze alıyorlarsa orada bizim diyeceğimiz bir şey yok. Biz de tabii durumu en geniş anlamda değerlendireceğiz, değerlendirmek durumundayız. O neticeleri de net olarak görmediğimiz sürece biz büyükelçimizi ABD’ye göndermeyiz.”

ARABULUCULUK

Erdoğan, olası İsrail-Suriye arabuluculuğuyla ilgili de ”Suriye, Türkiye’nin arabuluculuğunu istiyor. Yeni bir gelişme bu. İsrail de bunu kabul etmiş vaziyette. ‘Yeniden turlara başlayabiliriz’ diye haber geldi. Bunun değerlendirmesini yapacağız. Olumlu neticeye varırsak temenni ediyorum ki yeni süreci başlatırız” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Uluslararası toplumun, Gazze’ye inşaat malzemelerinin girişine izin vermesi, ayrıca, Kudüs’ün demografisini, statüsünü ve karakterini değiştirmeye yönelik uygulamaları dahil, barış sürecini tıkayan tüm faaliyetlerine son vermesi için İsrail’e gerekli baskıyı yapması gerekmektedir” dedi.

Erdoğan, Kral Faysal Vakfı tarafından şahsına verilen ”Kral Faysal İslam’a Hizmet Ödülü” törenine katılmak amacıyla Suudi Arabistan’ı kısa bir aradan sonra yeniden ziyaret ettiğini hatırlatan Erdoğan, 1976 yılında merhum Kral Faysal’ın oğulları tarafından kurulan Kral Faysal Vakfının, dünyanın en büyük ve saygın hayır kurumları arasında yer aldığını dile getirdi. Bu Vakfın tüm Suudi Arabistan için manevi değerinin büyük olduğunu vurgulayan Erdoğan, ödül Komitesinin başında Mekke Valisi Prens Halid El Faysal’ın bulunduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Kral Faysal Vakfı, ülkemizde başlattığımız siyasi ve ekonomik reform süreci, Türkiye’nin bölgede ve uluslararası arenada oynadığı rol, Orta Doğu’da adil ve kalıcı barış ve Filistin halkının hakları için sarf ettiğimiz çabalarımız çerçevesinde, ‘İslam’a Hizmet Ödülü’nü şahsıma vereceğini açıklamıştır. Ben de bu ödülü aziz Türk milleti adına kabul edeceğim.

Ziyaretim vesilesiyle Kral Abdullah ve Veliaht Prens Prens Sultan ile görüşmeler yapacağım. Temaslarım sırasında ikili ilişkilerimizin ve iş birliğimizin daha da ilerletilmesi için atılabilecek adımları ele alacağız.

Bu temaslarım, ülkemiz ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin hem ikili düzeyde hem de Körfez İşbirliği Konseyi, Arap Ligi, İslam Konferansı Örgütü ve Birleşmiş Milletler gibi çok taraflı forumlarda güçlendirilmesi konusundaki ortak irademizi teyit etmemize de imkan verecektir.”

”PRESTİJ PEŞİNDE DEĞİLİZ”

Ziyaretinin; Suudi Arabistan’a geçen Ocak ayında yaptığı ziyarette ele alınan hususların takibinin yapılmasına ve Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin daha da geliştirilmesine katkıda bulunacağına inandığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

”Türkiye, bölgemizde barış, istikrar ve güvenliği tesis etmek için samimi gayret göstermektedir. Komşularımızla yürüttüğümüz yapıcı diyalog sürecini bölgemize de hakim kılmak, bölgemizi bir istikrar, refah ve kalkınma kuşağına dönüştürmek için hep birlikte yoğun bir çaba ortaya koyuyoruz.

Orta Doğu’nun çözümsüz kalmış ihtilaflar, gerginlikler ve çatışmalar bölgesi olarak anılmasını istemiyoruz.

Türkiye tüm Orta Doğu ve Arap ülkelerine tarihten gelen köklü ilişkilerle bağlıdır. Hepimiz bu coğrafyada beraber yaşıyoruz. Birçok konuda benzer görüşlere sahipken, hep birlikte aynı sorunları göğüslemeye çalışıyoruz. Buradaki amacımız, bölgemizi, barış, istikrar, uyum ve refah kuşağına dönüştürmek, gelecek nesillere parlak bir bölge bırakmaktır.

Bu çerçevede, bölge ülkeleri arasında siyasi diyaloğu güçlendirmek, ekonomik karşılıklı bağımlılık ve entegrasyon sağlamak, kültürel etkileşimi yoğunlaştırmak suretiyle bölgesel bir sinerji yaratılmasını hedefliyoruz. Prestij peşinde değiliz. Sadece kendi çıkarımızı gözeten saiklerle de hareket etmiyoruz. Bölgesel sorunların, bölge ülkeleri tarafından sahiplenilerek bütüncül bir yaklaşımla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz.”

”FİLİSTİN MESELESİNE KALICI BİR ÇÖZÜM BULUNMASI GEREKMEKTEDİR”

Bölgeye yönelik vizyonumuz çerçevesinde, Irak ve Suriye ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi mekanizmalarını tesis ettiklerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, Libya, Mısır ve Ürdün ile de benzer istişare ve iş birliği mekanizmaları kurmayı öngördüklerini söyledi.

Konsey mekanizmasının yeni bir model olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bu şekilde geliştirilecek dayanışma, iş birliği ve sahiplenme anlayışının bölgedeki siyasi sorunların çözümlenmesini de kolaylaştıracağını, barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacağını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

”Bölgemizde kritik bir dönemden geçiyoruz. Irak uluslararası toplumun gündemindeki öncelikli yerini muhafaza etmektedir. Irak’ta 7 Mart günü yapılan seçimler ve bu seçimler uyarınca kurulacak yeni hükümet, gerek bu komşumuzun geleceği, gerek bölgemizin barış ve istikrarı açısından büyük önem taşımaktadır. Önümüzdeki dönemde, tüm uluslararası toplumun, Irak’ın huzur, güvenlik ve istikrara kavuşması için bu ülkeye destek olması gereklidir.

Orta Doğu Barış Süreci’nde yaşanan tıkanıklığın giderilmesi ve barış görüşmelerinin tüm kanallarda yeniden canlandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunda hepimize önemli sorumluluk ve görevler düşmektedir. Bölgemizin ihtilaf ve çatışmalar bölgesi olmaktan kurtarılarak, barış, istikrar ve refah bölgesi haline dönüştürülebilmesi için Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunması gerekmektedir.

Bu çerçevede, Filistin’de birlik ve beraberlik sağlanması için her türlü gayret gösterilmelidir. Ayrıca, Gazze’de yaşanan trajedinin yaralarının sarılmasına ve Gazze’nin her açıdan yeniden inşasına vakit kaybetmeden el birliğiyle başlanmalıdır. Bu noktada, uluslararası toplumun Gazze’ye inşaat malzemelerinin girişine izin vermesi, ayrıca, Kudüs’ün demografisini, statüsünü ve karakterini değiştirmeye yönelik uygulamaları dahil, barış sürecini tıkayan tüm faaliyetlerine son vermesi için İsrail’e gerekli baskıyı yapması gerekmektedir. Mescid-i Aksa, Beytüllahim’deki Bilal Camii ve El Halil’deki İbrahim Camii’nin İslami karakteri korunmalı ve gerekli saygı gösterilmelidir.”

AA

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

DÜNYA Haberleri
Facebook cinayetine ömür boyu
Robert Fisk’ten Obama’ya tepki
Erdoğan’dan ABD’ye tepki
Aşırı sağ bu kez Fransa’da ‘işbaşında’
Papadopulos’un çalınan cesedi bulundu
Erdoğan’a Kral Faysal Ödülü
“Irak’a bir daha diktatörlük gelmeyecek”
El Kaide taktik değiştirdi
Yunanistan’da deprem
1915 olayları CNN’de

Kategorideki tüm haberler…

Obama Yönetiminin tasarıyı bloke edecekleri açıklanmasına ilişkin tartışmalar sürerken İngiliz The Guardian gazetesinin tanınmış yazarı ve Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, Obama Yönetimine sert tepki gösterdi. Fisk, Başkan Barack Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’u,

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nce “soykırım” tasarısını benimsemesi ve bunun üzerine Obama Yönetiminin tasarıyı bloke edecekleri açıklanmasına ilişkin tartışmalar sürerken İngiliz The Guardian gazetesinin tanınmış yazarı ve Ortadoğu uzmanı Robert Fisk, Obama Yönetimine sert tepki gösterdi. Fisk, Başkan Barack Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’u, “Ermeni soykırımı”nın “canlı kanıtı” olduğunu iddia ettiği Lübnan’daki bir Osmanlı yetimhanesinin mezarlığını ziyaret etmeye çağırdı.

Robert Fisk, “Ermeni Soykırımın Canlı Kanıt” başlıklı yazısında “ABD, Türkiye’nin 1915 yılında 1,5 milyon Ermeni’yi katletmesini reddetmek istiyor. Ancak kanıt, Beyrut yakınlarında bir tepedeki yetimhanededir” iddiasında bulundu. Söz konusu yetimhanenin mezarlığında “kolera ve açlıktan öldüğü” öne sürülen 300 kadar Ermeni çocuğunun gömüldüğünü yazan Fisk, “Şimdi ABD Kongresi’nin 1,5 milyon Ermeni’nin Osmanlı Türklerince katledilmesini soykırım olarak tanımasını engellemek için kampanya yapan Barack Obama ve bükülgen Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Lübnan’da bu tepedeki köye gelerek başlarını utançla eğmeli” ifadelerini kullandı.

“1915 soykırımının mimarlarından biri” olarak ilan ettiği Cemal Paşa ile Halide Edip Adıvar’ın söz konusu yetimhaneyi “yönetmeye yardımcı olduğunu” da yazan Fisk, daha önce Katolik bir okul olan yetimhaneye ilişkin bir papaza atfen “Ermeni yetimleri, İslamlaştırıldı, sünnet edildi ve Arap veya Türk isimleri verildi” dediği yazısında çocuklara şiddet uygulandığı iddiasına da yer verdi. Fisk, yazısında ilk başta bu tür bir yetimhaneyi yönetmeye karşı olan Halide Edip Adıvar’ın bu konudaki tereddütlerini ve onu ikna etmeye çalıştığı belirtilen Cemal Paşa ile arasındaki konuşmaları da, Adıvar’ın 1926 yılında New York’ta yayımlanan anılarına dayanarak ayrıntılı bir biçimde aktardı. The Guardian’ın yazarı, Soykırım’ın Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair BM Sözleşmesinde yapılan “soykırım” tanımının, “çocukların zorla bir gruptan başka bir gruba transfer edilmesi”ni de içerdiğini belirtirken, “Türklerin Lübnan’da yaptıkları budur” iddiasında da bulundu.

ANKA

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

DÜNYA Haberleri
Facebook cinayetine ömür boyu
Robert Fisk’ten Obama’ya tepki
Erdoğan’dan ABD’ye tepki
Aşırı sağ bu kez Fransa’da ‘işbaşında’
Papadopulos’un çalınan cesedi bulundu
Erdoğan’a Kral Faysal Ödülü
“Irak’a bir daha diktatörlük gelmeyecek”
El Kaide taktik değiştirdi
Yunanistan’da deprem
1915 olayları CNN’de

Kategorideki tüm haberler…

Minare ve çarşaf İsviçre’den sonra Fransa’da da seçim malzemesi oldu. Fransa’nın aşırı sağcı Milli Cephe (FN) partisi, 14-21 Mart tarihlerinde yapılacak bölgesel yönetim seçimleri için polemik yaratan bir afiş hazırlattı.

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

Minare ve çarşaf İsviçre’den sonra Fransa’da da seçim malzemesi oldu. Fransa’nın aşırı sağcı Milli Cephe (FN) partisi, 14-21 Mart tarihlerinde yapılacak bölgesel yönetim seçimleri için polemik yaratan bir afiş hazırlattı.

Üzerinde çarşaflı bir kadın ile Cezayir bayrağıyla boyanmış ve minarelerle kuşatılmış bir Fransa haritası görülen afişte “İslamizme Hayır” sloganı okunuyor. Afiş Cezayir ile Fransa arasında diplomatik krize neden oldu. Bölgesel yönetim seçimlerini “yeniden doğuş” fırsatı olarak gören Miili Cephe, toplumdaki İslam korkusunu körükleyerek oylarını artırmanın peşinde. Özellikle son yıllarda Müslümanları hedef alan politikalarıyla ses çıkarmaya çalışan aşırı sağcı partinin hazırlattığı afiş şu anda Fransa’nın tüm kentlerinde sokaklara aslımış durumda.

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ AFİŞE KARŞI ÇIKTI

Afişin toplatılması için bir insan hakları derneğinin Marsilya mahkemesine yaptığı başvuru, prosedüral nedenlerden ötürü geri çevrildi. Milli Cephe’nin avukatı, mahkeme önünde afişin “İslam’a karşı değil İslamizme karşı” olduğunu öne sürerek savunma yaptı. Öte yandan iki dernek daha “ırkçı kine teşvik” olarak niteledikleri afiş nedeniyle Milli Cephe’den davacı oldu. Ancak bu davalar, bölgesel seçimlerin ardından Mayıs ayında görülecek.

Bu arada afişin üzerinde Cezayir bayrağının da görünmesi Cezayir ile Fransa arasında diplomatik krize neden oldu. Cezayir Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yaparak, afişi Fransa nezdinde protesto ettiğini duyurdu. Cezayir’deki siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve basın da afişi “ırkçı bir eylem” olarak niteliyorlar. Fransa ise Cezayir’in protestosu karşısında şimdilik suskun.

İSVİÇRE DE DAVACI OLACAK

Afişin geçen yıl İsviçre’de aşırı sağcı Merkez Demokratik Birliği (UDC) partisinin minarelerle ilgili referandum öncesinde kullandığı Müslüman karşıtı afilşle benzerlik taşıması da gözlerden kaçmadı. UDC’nin afişini hazırlayan İsviçre iletişim ajansı Goal, Milli Cephe partisinin afişi izinsiz kullandığını belirterek davacı olacağını açıkladı.

CAMİLER MANTAR GİBİ BİTİYOR

Milli Cephe’nin lideri Jean-Marie Le Pen, geçen hafta sonu düzenlediği bir seçim mitinginde de İslam’a yüklenmiş ve Fransa’da “İslamizmin varlığından” yakınmıştı. Le Pen, partisinin kalelerinden olan Marsilya’daki mitingde yaptığı konuşmada, “Minareler burka gibi Fransa’daki İslamizmin sembolüdür. Camiler mantar gibi bitiyor, müezzinin sesinin sokaklarımızda gürlemesine de az kaldı” ifadelerini kullanmıştı. Bölgesel yönetim seçimlerinin 82 yaşındaki Le Pen’in son seçim kampanyası olacağı söyleniyor.

Kamuoyu yoklama kuruluşları, iki turlu bölgesel yönetim seçimlerinde ülke genelinde yüzde 10 oy hedefleyen Milli Cephe için yüzde 6 ila yüzde 8 oranında oy tahmininde bulunuyor.

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

DÜNYA Haberleri
Facebook cinayetine ömür boyu
Robert Fisk’ten Obama’ya tepki
Erdoğan’dan ABD’ye tepki
Aşırı sağ bu kez Fransa’da ‘işbaşında’
Papadopulos’un çalınan cesedi bulundu
Erdoğan’a Kral Faysal Ödülü
“Irak’a bir daha diktatörlük gelmeyecek”
El Kaide taktik değiştirdi
Yunanistan’da deprem
1915 olayları CNN’de

Kategorideki tüm haberler…

Facebook cinayetine ömür boyu

Yazan: admin on Mart 9th, 2010

İngiltere’de 33 yaşındaki bir erkek, internette sosyal iletişim ağı Facebook aracılığıyla tanıştığı 17 yaşındaki genç kızı öldürmekten ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Facebook’a koyduğu genç bir erkek fotoğrafıyla Ashleigh Hall isimli genç kızla geçen Ekim ayında tanışan, daha sonra kızı kaçırarak tecavüz ettikten sonra boğarak öldüren Peter Chapman, dün hakim önüne çıktı.

Duruşmanın sonunda, asgari 35 yıllık ömür boyu hapis cezasına mahkum edilen Chapman’ın daha önce de tecavüzde bulunduğu ortaya çıktı.

Mahkeme kararının ardından gazetecilere açıklamada bulunan Ashleigh’in annesi Andrea Hall, “ebeveynlerin çocuklarının Facebook kullanımı konusunda çok dikkatli olmaları gerektiğini” söyledi.

Sosyal iletişim ağı Facebook’tan da konuyla ilgili bir açıklama geldi ve “kişiyi tanımadıkça, hiç kimseyle buluşulmaması” tavsiyesinde bulunuldu. Facebook ayrıca, “güvenlik ayarları” olduğunu da anımsatarak, bu ayarların kullanılabileceğine dikkati çekti.

İngiliz basın-yayın organlarının geniş yer verdiği olayla ilgili şimdi ülkede, polisin daha önce fiili tecavüz kaydı olan bir kişiyi takip edip etmediği tartışılıyor.

-Üye olmayan okurlarımızın yorumları “Misafir” kullanıcı adıyla yayınlanmaktadır.

-Sayfamızda yer alan okur yorumları, kullanıcılarımızın kendi görüşleridir.
Okur yorumlarından haberturk.com sorumlu tutulamaz.

DÜNYA Haberleri
Facebook cinayetine ömür boyu
Robert Fisk’ten Obama’ya tepki
Erdoğan’dan ABD’ye tepki
Aşırı sağ bu kez Fransa’da ‘işbaşında’


mynet Sohbet Sohbet Et mynet mynet sohbet Chat Yap